Şarkı sözleri ve Türkçe çeviri

Sweat

LISA – Sweat sözleri ve Türkçe çevirisi. EP: PRESS PLAY (2026). Orijinal sözleri ve çeviri notlarını oku.

LISA — Sweat kapak görseli

Sanatçı: LISA · Yayın: PRESS PLAY

Şarkı Bilgisi

Çevirmen: Melike Erke

Yayın tarihi:

LISA — Sweat · YouTube’da aç

LISA — Sweat · Spotify’da dinle

Şarkı sözleri ve Türkçe çeviri

Orijinal şarkı sözleri

Let's sweat

Türkçe çeviri

Hadi, biraz ter dökelim!

Orijinal şarkı sözleri

Stretch it out, don't stress me out
Sweat it out, don't mess it up
Breathe me in and breathe me out
Stretch it out, don't stress me out

Türkçe çeviri

Esnet iyice, ama germe beni!
Ter at, sakın tadını kaçırma!
İçine çek beni, sonra nefesinle bırak!
Esnet iyice, ama germe beni!

Orijinal şarkı sözleri

Are you ready? Let's go deeper into flow (Flow)
Feel the fire when we're movin' nice and slow
Body, mind connected, hydrated, I'm in my zone (Ah)
Put in the work 'cause a superstar gotta glow (Ah)

Türkçe çeviri

Hazır mısın? Hadi, akışa biraz daha derinden kapılalım! (Akışa!)
Yavaş yavaş hareket ederken içimizdeki ateşi hisset!
Bedenimle zihnim uyum içinde, suyumu da içtim; tamamen kendi ritmimdeyim! (Ah!)
Emek vermek gerek, çünkü bir süperstar ışıldamalı! (Ah!)

Orijinal şarkı sözleri

Stretch it out, don't stress me out
Sweat it out, don't mess it up
Breathe me in and breathe me out
Stretch it out, don't stress me out
Stretch it out, don't stress me out
Sweat it out, don't mess it up
Breathe me in and breathe me out
Stretch it out, don't stress me out

Türkçe çeviri

Esnet iyice, ama germe beni!
Ter at, sakın tadını kaçırma!
İçine çek beni, sonra nefesinle bırak!
Esnet iyice, ama germe beni!
Esnet iyice, ama germe beni!
Ter at, sakın tadını kaçırma!
İçine çek beni, sonra nefesinle bırak!
Esnet iyice, ama germe beni!

Orijinal şarkı sözleri

Time to get a little active
Got you attracted like a magnet
I'm giving you the green light, no traffic
Show you somethin' new, warm it up, do a backbend
Make it go, ooh, do-do-do-do-do
Got you bit loose, now make me your muse
Cult following, I'll be your guru
Don't put it on me, I put it on you (Ah)

Türkçe çeviri

Biraz hareketlenme vakti!
Mıknatıs gibi kendime çekiyorum seni!
Yeşil ışığı yaktım, yolumuz açık, trafik yok!
Sana yeni bir şey göstereyim; ısın biraz, geriye doğru esne!
Hadi, hareketlendir, ooh, du-du-du-du-du!
Biraz gevşettim seni, şimdi ilham perin olayım!
Peşimde sıkı bir hayran kitlesi var, senin de gurun olayım!
Bana yükleme, ben sana yüklenirim! (Ah!)

Orijinal şarkı sözleri

Pressure on, I turn it off (Eh, eh, eh)
Yoga is my antidote (Eh, eh, eh)
Switch up pose, then come in close (Eh, eh)
Yoga is my antidote

Türkçe çeviri

Baskı üstüme gelir, ben kapatırım düğmesini! (Eh, eh, eh!)
Yoga benim panzehrim! (Eh, eh, eh!)
Pozunu değiştir, sonra sokul yanıma! (Eh, eh!)
Yoga benim panzehrim!

Orijinal şarkı sözleri

Stretch it out, don't stress me out
Sweat it out, don't mess it up
Breathe me in and breathe me out
Stretch it out, don't stress me out
Stretch it out, don't stress me out
Sweat it out, don't mess it up
Breathe me in and breathe me out
Stretch it out, don't stress me out

Türkçe çeviri

Esnet iyice, ama germe beni!
Ter at, sakın tadını kaçırma!
İçine çek beni, sonra nefesinle bırak!
Esnet iyice, ama germe beni!
Esnet iyice, ama germe beni!
Ter at, sakın tadını kaçırma!
İçine çek beni, sonra nefesinle bırak!
Esnet iyice, ama germe beni!

Orijinal şarkı sözleri

Sink a little deeper into the pose
Don't be scared if it starts to burn
But don't forget to breathe
Inhale, exhale
Let's sweat

Türkçe çeviri

Pozda biraz daha derine in.
Yanma hissi başlarsa korkma.
Ama nefes almayı unutma!
Nefes al, nefes ver.
Hadi, biraz ter dökelim!

Orijinal şarkı sözleri

Stretch it out, don't stress me out
Sweat it out, don't mess it up
Breathe me in and breathe me out
Stretch it out, don't stress me out
Stretch it out, don't stress me out
Sweat it out, don't mess it up
Breathe me in and breathe me out
Stretch it out, don't stress me out

Türkçe çeviri

Esnet iyice, ama germe beni!
Ter at, sakın tadını kaçırma!
İçine çek beni, sonra nefesinle bırak!
Esnet iyice, ama germe beni!
Esnet iyice, ama germe beni!
Ter at, sakın tadını kaçırma!
İçine çek beni, sonra nefesinle bırak!
Esnet iyice, ama germe beni!

Çeviri ve notlar

Esnet iyice, ama germe beni

“Stretch it out, don’t stress me out”: Stretch fiziksel esneme ve kasları germe; stress me out birini strese sokmak, bunaltmak. İngilizcedeki ses benzerliği nakaratı kuruyor. “Esnet iyice, ama germe beni!” Türkçede de hem vücudu hem sinirleri germek üzerinden oyun kuruyor. Düz “İyice esne, beni strese sokma” bu etkiyi azaltırdı.

Ter at, sakın tadını kaçırma

“Sweat it out, don’t mess it up”: Sweat it out ter dökme yanında zor bir durumu sabrederek atlatma anlamında da kullanılabiliyor. Don’t mess it up, bozma veya berbat etme. “Ter at, sakın tadını kaçırma!” egzersizin temposunu ve rahatlama hissini koruyan, hafif flörtöz bağlama uygun tercih.

İçine çek beni, sonra nefesinle bırak

“Breathe me in and breathe me out”: Normal nefes komutuna me eklenerek anlatıcı kendisini nefesin parçası hâline getiriyor. Birini koklamak, yakınlığını hissetmek veya varlığını içine sindirmek çağrışımları oluşuyor. Tensel yakınlık okuması mümkün; “Nefes al, nefes ver” denmesi bu kişisel anlamı silerdi.

akışa biraz daha derinden kapılalım

“Let’s go deeper into flow”: Yoga akışında duruşların nefesle uyumlu bağlanması; müzikte rapçinin sözlerini ritimde söyleme biçimi. Go deeper yoğunlaşma ve hareketi derinleştirme anlamları taşıyabilir; yakınlaşma çağrışımına da açık. Çeviri yoga akışını ve müziğe kendini bırakmayı birlikte koruyor. Bu çoklu okuma, sözlere dayalı yorumdur.

içimizdeki ateşi hisset

“Feel the fire when we’re movin’ nice and slow”: Ateş imgesi fiziksel efor sırasında kaslarda hissedilen yanma veya arzu ve çekim olarak okunabilir. Nice and slow acele etmeden ilerleme hissi taşıyor. Çeviri iki anlam arasındaki belirsizliği koruyor; belirli bir cinsel eylem anlatıldığı sonucuna varılmıyor.

Bedenimle zihnim uyum içinde

“Body, mind connected, hydrated, I’m in my zone”: Beden-zihin uyumu, su ihtiyacını karşılamış olmak ve kendini odaklanmış hissetmek. Hydrated yeterince sıvı almış; in my zone yaptığı işe tamamen odaklanmış ve rahat olmak. “Suyumu da içtim; tamamen kendi ritmimdeyim” bu anlamları aktarıyor. Özgün sözde zen olmadığı için çeviriye “Zen modundayım” eklenmedi.

bir süperstar ışıldamalı

“Put in the work ’cause a superstar gotta glow”: Emek vermek ve çalışmak; glow parlamak, ışıldamak ve canlı görünmek. Egzersiz, görünüşe özen ve sahnede yıldız gibi parlamak birlikte okunabilir. Yalnızca terlemek karşılığı, yıldız olmanın ışıltısını kaybettirirdi.

Yeşil ışığı yaktım

“I’m giving you the green light, no traffic”: Green light ilerlemek için izin veya onay; no traffic yolun açık oluşu. Flörtöz bağlamda yaklaşmaya davet olarak da okunabilir. “Yeşil ışığı yaktım, yolumuz açık, trafik yok!” trafik imgesiyle daveti koruyor. Belirli bir cinsel eyleme izin verildiğini iddia etmek sözün ötesine geçer.

ısın biraz, geriye doğru esne

“Warm it up, do a backbend”: Vücudu ısıtma ve arkaya bükülme hareketi. Warm it up ayrıca ortamı hareketlendirmeyi çağrıştırabilir. Backbend yalnızca tek bir köprü duruşu değil, arkaya esneme hareketlerinin genel adı. Çeviri bu geniş anlamı koruyor; fiziksel esnekliği sergileme ve flörtöz okuma mümkün.

Biraz gevşettim seni

“Got you bit loose, now make me your muse”: İlk ifade eksiltili biçimde got you a bit loose, yani biraz rahatlatma olarak okunuyor. Muse sanatçıya ilham veren kişi. “Biraz gevşettim seni, şimdi ilham perin olayım!” rahatlatma ile ilham kaynağı olma fikrini birleştiriyor.

senin de gurun olayım

“Cult following, I’ll be your guru”: Cult following, tutkulu ve sadık hayran kitlesi; tek başına gerçek bir dinî tarikat demek değil. Guru ruhani öğretmen/rehber, günlük kullanımda ise bir alanın uzmanı olabilir. Satır hayran kitlesiyle yoga rehberi rolünü buluşturuyor. “Bir tarikatım var, liderin olayım” sözde bulunmayan bir iddia eklerdi.

Bana yükleme, ben sana yüklenirim

“Don’t put it on me, I put it on you”: Put something on someone bir yük, sorumluluk veya suçu üzerine bırakmak; bazı müzik ve flört bağlamlarında yakınlık, etkileme veya yoğun ilgi çağrışımları da taşıyabilir. Sözcüklerin yönünü değiştiren bu satırın tek ve kesin cinsel anlamı yok. Türkçe tercih hem sorumluluk yüklemeyi hem birinin üstüne gitmeyi açık tutuyor.

Yoga benim panzehrim

“Pressure on, I turn it off / Yoga is my antidote”: Pressure fiziksel baskı veya psikolojik stres; antidote panzehir, mecazen rahatsız edici duruma iyi gelen çözüm. Turn it off stresi açma-kapama düğmesi varmış gibi anlatıyor. Yoga burada sanatsal bir rahatlama benzetmesi; bütün psikolojik sorunların tıbbi tedavisi olduğu iddiası değil.

Pozunu değiştir, sonra sokul yanıma

“Switch up pose, then come in close”: Yoga pozisyonu değiştirme komutundan fiziksel yakınlaşma davetine geçiliyor. “Sokul” sözcüğü, düz “yaklaş” karşılığına göre daha samimi ve tensel yakınlık hissi veriyor. Bu, çevirideki bilinçli ton tercihi.

Pozda biraz daha derine in

“Sink a little deeper into the pose”: Duruşa daha fazla yerleşmek ve esnemeyi derinleştirmek; doğrudan aşağı düşmek değil. Sonraki yanma ve nefes komutları nedeniyle fiziksel yakınlaşma çağrışımına da açık. Çeviri ne doğrudan cinselleştiriyor ne yoga anlamını siliyor.

Yanma hissi başlarsa korkma

“Don’t be scared if it starts to burn / Inhale, exhale”: Köprüdeki nefes ve hareket dili yoga eğitmeni komutlarını çağrıştırıyor. Inhale nefes almak, exhale nefes vermek. Fiziksel yoğunluk ile yakınlaşma farklı okumalar olarak açık kalıyor; “tutkudan yanmak” gibi ek yorum çeviriye konmadı. Bunlar şarkı sözlerinin açıklaması, egzersiz veya sağlık tavsiyesi değil.