Şarkı sözleri ve Türkçe çeviri
Cut U Off
LISA – Cut U Off sözleri ve Türkçe çevirisi. EP: PRESS PLAY (2026). Orijinal sözleri ve çeviri notlarını oku.
Şarkı Bilgisi
Çevirmen: Melike Erke
Yayın tarihi:
LISA — Cut U Off · YouTube’da aç
LISA — Cut U Off · Spotify’da dinle
Şarkı sözleri ve Türkçe çeviri
Orijinal şarkı sözleri
Yeah
Chop-chop, life skills, master of sashimi
I swear you got a death wish the way you poke the teddy
Bodies on bodies, I dead it, so what?
You were fake, I stayed a hundred, huh
Türkçe çeviri
Yeah!
Kes, biç! İnsanları kesip atmakta ustayım, saşimi ustası gibiyim!
Şu ayıcığı böyle dürttüğüne göre, ölmek istiyorsun herhâlde!
Üst üste devirdim hepsini, işlerini bitirdim; ne olmuş?
Sen sahteliğin dibine vurdun, bense hep harbiydim, ha!
Orijinal şarkı sözleri
I ain't scared to cut you off, learned your lesson
Cut you off without a question
What you thought? 'Member who you messin' with
Ain't my fault I cut you off
Look what you made me do (Yeah, yeah, yeah)
Stupid
I'm about to lose it
Go and tell 'em that I'm ruthless, yeah
Ain't my fault I cut you off
Look what you made me do (Yeah, yeah, yeah)
Türkçe çeviri
Seni hayatımdan silmekten korkmam, aldın mı dersini?
Tek bir soru bile sormadan keserim bütün bağları!
Ne sandın? Kiminle uğraştığını hatırla!
Seni hayatımdan çıkardıysam suç bende değil!
Bak bana neler yaptırdın! (Yeah, yeah, yeah!)
Salak!
Kendimi kaybetmek üzereyim!
Git, herkese ne kadar acımasız olduğumu anlat, hadi!
Seni hayatımdan çıkardıysam suç bende değil!
Bak bana neler yaptırdın! (Yeah, yeah, yeah!)
Orijinal şarkı sözleri
Yeah
Little miss sweet, I quit that
Flippin' up the script, you did that
Honey, don't get too comfortable
Your switch-up gave me whiplash
You're the issue, you so tired, made your bed
I don't really give a damn 'cause what you give is what you get
Oh yeah, that's right, you lose
I'm winnin', keep it cute
Oh, you flopped your chance, goddamn
It's foolish how you messed up, so I flexed up
And now I live in your head
I just mind my business, now you mad
Türkçe çeviri
Yeah!
O tatlı, uslu kız mı? Artık o defteri kapattım!
Hikâyeyi tersine çeviren sendin!
Canım, sakın kendini fazla rahat hissetme!
Bir öyle bir böyle davranman boynumu kıracak neredeyse!
Sorun sensin, iyice baydın artık; kendi ettin, kendin bul!
Umurumda bile değil, çünkü ne ekersen onu biçersin!
Aynen öyle, kaybeden sensin!
Kazanan benim, sen de uslu uslu dur!
Ah, şansının içine ettin, lanet olsun!
Böyle sıçıp batırman tam bir aptallıktı, ben de gücümü gösterdim!
Şimdi de aklından çıkmıyorum!
Ben kendi işime bakıyorum, sen hâlâ kuduruyorsun!
Orijinal şarkı sözleri
I ain't scared to cut you off, learned your lesson
Cut you off without a question
What you thought? 'Member who you messin' with
Ain't my fault I cut you off
Look what you made me do (Yeah, yeah, yeah)
Stupid
I'm about to lose it
Go and tell 'em that I'm ruthless, yeah
Ain't my fault I cut you off
Look what you made me do (Yeah, yeah, yeah)
Türkçe çeviri
Seni hayatımdan silmekten korkmam, aldın mı dersini?
Tek bir soru bile sormadan keserim bütün bağları!
Ne sandın? Kiminle uğraştığını hatırla!
Seni hayatımdan çıkardıysam suç bende değil!
Bak bana neler yaptırdın! (Yeah, yeah, yeah!)
Salak!
Kendimi kaybetmek üzereyim!
Git, herkese ne kadar acımasız olduğumu anlat, hadi!
Seni hayatımdan çıkardıysam suç bende değil!
Bak bana neler yaptırdın! (Yeah, yeah, yeah!)
Orijinal şarkı sözleri
Hey now, what you want?
Hey now, got you blocked
Left you in the parking lot
Barkin' like a puppy dog
Hey now, what you want?
Hey now, got you blocked
Left you in the parking lot
Damn
Türkçe çeviri
Hey, ne istiyorsun yine?
Hey, engeli bastım sana!
Otoparkta bırakıp gittim seni,
Köpek yavrusu gibi havlayıp duruyorsun!
Hey, ne istiyorsun yine?
Hey, engeli bastım sana!
Otoparkta bırakıp gittim seni!
Lanet olsun!
Orijinal şarkı sözleri
I ain't scared to cut you off, learned your lesson (Ah)
Cut you off without a question (Ah)
What you thought? 'Member who you messin' with (Ah)
Ain't my fault I cut you off
Look what you made me do (Yeah, yeah, yeah)
Stupid
I'm about to lose it
Go and tell 'em that I'm ruthless, yeah
Ain't my fault I cut you off
Look what you made me do (Yeah, yeah, yeah)
Türkçe çeviri
Seni hayatımdan silmekten korkmam, aldın mı dersini? (Ah!)
Tek bir soru bile sormadan keserim bütün bağları! (Ah!)
Ne sandın? Kiminle uğraştığını hatırla! (Ah!)
Seni hayatımdan çıkardıysam suç bende değil!
Bak bana neler yaptırdın! (Yeah, yeah, yeah!)
Salak!
Kendimi kaybetmek üzereyim!
Git, herkese ne kadar acımasız olduğumu anlat, hadi!
Seni hayatımdan çıkardıysam suç bende değil!
Bak bana neler yaptırdın! (Yeah, yeah, yeah!)
Orijinal şarkı sözleri
Ah
Ah
Ah
Ain't my fault I cut you off
Look what you made me do (Yeah, yeah, yeah)
Türkçe çeviri
Ah!
Ah!
Ah!
Seni hayatımdan çıkardıysam suç bende değil!
Bak bana neler yaptırdın! (Yeah, yeah, yeah!)
Çeviri ve notlar
saşimi ustası gibiyim
“Chop-chop, life skills, master of sashimi”: Chop-chop “çabuk çabuk”; chop ise kesmek ve doğramak. Sashimi, Japon mutfağında ince dilimlenmiş çiğ balık veya deniz ürünleriyle ilişkili yemek. Satır bıçakla kesmek, biriyle bağları koparmak ve bunu ustalıkla yapmak anlamlarını birleştiriyor. Life skills normalde yaşamda işe yarayan pratik beceriler; burada insanları hayatından çıkarmayı öğrenilmiş bir beceri gibi sunuyor. Çeviri bu kesip atma metaforunu öne çıkarıyor.
Şu ayıcığı böyle dürttüğüne göre
“You got a death wish the way you poke the teddy”: Poke the bear, tehlikeli veya sinirlenmeye müsait birini bilerek kışkırtma deyimini çağrıştırıyor. Bear yerine teddy, yani oyuncak ayı seçilmesi ilk bakışta sevimli ve zararsız görünen ama kışkırtılınca tehlikeli olabilecek karakter yaratıyor. Death wish gündelik dilde belasını aramak anlamında da kullanılır. Teddy’nin belirli bir kişiyi, özellikle bir yapımcıyı hedef aldığına dair güvenilir açıklama yok; böyle bir sonuç çıkarılmamalı.
Üst üste devirdim hepsini
“Bodies on bodies, I dead it, so what?”: Bodies bağlama göre cesetler, cinsel partnerler veya yenilmiş kişiler; dead it bir şeyi tamamen bitirmek. Şarkının kesme ve ölüm imgeleri sert bir etki kuruyor. “Üst üste devirdim hepsini, işlerini bitirdim; ne olmuş?” rakipleri alt etme ve ilişkileri koparma anlamlarını açık tutuyor. Buradan gerçek bir cinayet veya cinsel hayat itirafı çıkarılmaz; rapte mecazi ve abartılı kullanım söz konusu.
bense hep harbiydim
“You were fake, I stayed a hundred”: Stay a hundred / keep it 100; dürüst, sahici, güvenilir ve kendine sadık olmak. 100, yüzde yüz gerçek olmayı temsil ediyor. “Harbi” hem samimiyeti hem sokak dilindeki kendinden emin tavrı doğal biçimde veriyor; “yüzde yüz gerçek kaldım” daha kelimesi kelimesine kalırdı.
Seni hayatımdan silmekten korkmam
“Cut you off”: Biriyle iletişimi veya ilişkiyi kesmek. Şarkıda cut hem saşimi, bıçak ve fiziksel kesme imgelerine hem bağları koparmaya çalışıyor. “Seni hayatımdan silmekten korkmam” ve “keserim bütün bağları” bu iki yönü birlikte koruyor. LISA — Cut U Off için “Seni Sildim” veya “Kesip Attım” anlam karşılıkları düşünülebilir.
Bak bana neler yaptırdın
“Look what you made me do”: Taylor Swift — Look What You Made Me Do, Taylor Swift — reputation döneminde 2017’de yayımlandı. LISA’nın kullandığı ifade aynı; iki anlatıcı da karşı tarafın davranışları nedeniyle sertleştiğini söylüyor. Ancak bu ifade gündelik İngilizcede de kullanılır. Bilinçli bir Taylor Swift göndermesi olduğu doğrulanmış değil. “Bak bana neler yaptırdın!” suçlayıcı tavrı ve olası çağrışımı birlikte koruyor.
O tatlı, uslu kız mı
“Little miss sweet, I quit that”: Little Miss bir kadını belli bir özelliğiyle tanımlayan, sevimli veya alaycı hitap olabilir. Little Miss Sweet, tatlı ve uslu kız imajını temsil ediyor. Anlatıcı bu karakteri geride bıraktığını söylüyor. “Artık o defteri kapattım” eski kişiliğiyle mesafeyi ve “İyi davrandım diye her şeyi sineye çekeceğimi sanma” tavrını taşıyor.
Hikâyeyi tersine çeviren sendin
“Flippin’ up the script, you did that”: Flip the script olayın gidişatını tersine çevirmek, beklenenden farklı davranmak veya rolleri değiştirmek. You did that, değişimi başlatanın karşı taraf olduğu suçlamasını doğrudan ona yöneltiyor. Çeviri özneyi koruyor; bu satır sonraki switch-up ifadesine de zemin hazırlıyor.
Bir öyle bir böyle davranman
“Your switch-up gave me whiplash”: Whiplash başın ani savrulmasıyla ilişkili boyun yaralanması; switch-up tavır veya sadakatin aniden değişmesi. Burada hızlı değişim, başı sertçe savurmuş gibi abartılı fiziksel benzetmeyle anlatılıyor. “Boynumu kıracak neredeyse” çeviri tercihi, gerçek yaralanma iddiası değil. “Tavır değişikliğin beni şaşırttı” alaycı sertliği azaltırdı.
kendi ettin, kendin bul
“You’re the issue, you so tired, made your bed”: Üç laf sokma bir arada: “Sorun sensin”; tired ile bayat, sıkıcı veya çekilmez hâle gelmek; made your bed ile “Yatağını kendin yaptın, şimdi içinde yat” deyimi. Sonuncusu kişinin seçimlerinin sonuçlarına katlanması. “Kendi ettin, kendin bul” bu anlamı doğal biçimde veriyor.
ne ekersen onu biçersin
“What you give is what you get”: İnsanlara nasıl davranırsan karşılığını öyle alırsın. “Ne ekersen onu biçersin” bu düşünceyi taşıyor. Bir önceki made your bed ile birlikte anlatıcı, karşısındakine durup dururken değil onun davranışlarına karşılık verdiğini savunuyor. Bu şarkı karakterinin bakış açısı; gerçek olaylara ilişkin doğrulanmış bilgi değil.
Kazanan benim, sen de uslu uslu dur
“I’m winnin’, keep it cute”: Keep it cute bazen tatlı kalmak, bazen de karşıdakine çizgiyi aşmamasını söylemek. Burada üstten bakan “Haddini bil, fazla ileri gitme” tavrı gibi işliyor. “Kazanan benim, sen de uslu uslu dur!” gerçek bir sevimlilik isteğinden çok bu uyarıyı taşıyor.
şansının içine ettin
“You flopped your chance, goddamn”: Flop başarısız olmak veya fırsatı mahvetmek. “Şansının içine ettin” doğal ve sert bir Türkçe karşılık; goddamn küçümseyici küfürlü ünlem. “Fırsatını değerlendiremedin” sözü gereğinden fazla yumuşatırdı.
Şimdi de aklından çıkmıyorum
“So I flexed up, and now I live in your head”: Flex gücünü, başarısını veya sahip olduklarını sergilemek. Flexed up güçlenip kendini öne çıkarma çağrışımı; live in your head birinin aklından çıkmamak. İnternetteki living rent-free in someone’s head kalıbını da çağrıştırıyor. Burada romantik bir sevgi iddiasından çok “Ben devam ettim ama sen beni kafana takıyorsun” alayı var.
Ben kendi işime bakıyorum
“I just mind my business, now you mad”: Kendi işiyle ilgilenmek ve başkalarının meselelerine karışmamak. You mad, karşıdakinin öfkesini küçümseyen rap/internet dili. “Ben seninle bile uğraşmıyorum, buna bile sinirleniyorsun” tavrı taşıyor. “Kuduruyorsun” gerçek anlamıyla değil, öfkeyi veya kıskançlığı alaya almak için kullanılan çeviri karşılığı.
engeli bastım sana
“Got you blocked / Left you in the parking lot / Barkin’ like a puppy dog”: İletişim kanallarını kapatmak, LISA — Cut U Off temasını tamamlıyor. Otoparkta bırakmak gerçek olay veya birini geride bırakma metaforu olarak okunabilir. Köpek yavrusu benzetmesi, karşı tarafın dikkat çekmeye çalışan sözlerini küçümser. Büyük ve tehlikeli köpek değil yavru köpek seçimi, anlatıcının artık onu ciddiye almamasını güçlendiriyor.