Şarkı sözleri ve Türkçe çeviri
Thriller
Michael Jackson – Thriller sözleri ve Türkçe çevirisi. Albüm: Thriller (1982). Orijinal sözleri ve çeviri notlarını oku.
Şarkı Bilgisi
Çevirmen: Melike Erke
Yayın tarihi:
Michael Jackson — Thriller · YouTube’da aç
Michael Jackson — Thriller · Spotify’da dinle
Şarkı sözleri ve Türkçe çeviri
Orijinal şarkı sözleri
It's close to midnight
And something evil's lurking in the dark
Under the moonlight
You see a sight that almost stops your heart
You try to scream
But terror takes the sound before you make it
You start to freeze
As horror looks you right between the eyes
You're paralyzed
Türkçe çeviri
Gece yarısı olmak üzere,
Karanlığın içinde uğursuz bir şey pusuda bekliyor.
Ay ışığının altında,
Kalbini neredeyse durduracak bir manzarayla karşılaşıyorsun.
Çığlık atmaya çalışıyorsun,
Ama dehşet, sesin daha ağzından çıkmadan onu boğuyor.
Korkudan donakalıyorsun,
Dehşetin ta kendisi gözlerinin içine dikilmiş bakıyor.
Kıpırdayamıyorsun!
Orijinal şarkı sözleri
'Cause this is thriller, thriller night
And no one's gonna save you
From the beast about to strike
You know it's thriller, thriller night
You're fighting for your life inside a killer
Thriller tonight, yeah
Ooh
Türkçe çeviri
Çünkü bu gece tam bir korku filmi, dehşet gecesi!
Ve saldırmak üzere olan o canavarın elinden
Kimse kurtaramayacak seni!
Biliyorsun, bu gece dehşet gecesi!
Ölümcül bir korku filminin tam ortasında,
Canını kurtarmak için savaşıyorsun bu gece! Yeah!
Ooh!
Orijinal şarkı sözleri
You hear the door slam
And realize there's nowhere left to run
You feel the cold hand
And wonder if you'll ever see the sun
You close your eyes
And hope that this is just imagination (Girl)
But all the while
You hear a creature creepin’ up behind
You're out of time
Türkçe çeviri
Kapının büyük bir gürültüyle kapandığını duyuyorsun,
Ve artık kaçacak hiçbir yerin kalmadığını anlıyorsun.
Buz gibi bir elin dokunuşunu hissediyorsun,
Güneşi bir daha görebilecek misin diye düşünüyorsun.
Gözlerini sımsıkı kapatıyorsun,
Bütün bunların yalnızca hayal gücünün oyunu olduğunu umarak, güzelim.
Ama o sırada
Arkandan sinsice yaklaşan bir yaratığın sesini duyuyorsun.
Vaktin doldu!
Orijinal şarkı sözleri
'Cause this is thriller, thriller night
There ain't no second chance
Against the thing with forty eyes, girl
Thriller (Ooh), thriller night
You're fighting for your life
Inside a killer, thriller tonight
Türkçe çeviri
Çünkü bu gece tam bir korku filmi, dehşet gecesi!
Kırk gözlü o yaratığın karşısında
İkinci bir şansın yok, güzelim!
Dehşet! (Ooh!) Dehşet gecesi!
Ölümcül bir korku filminin tam ortasında,
Canını kurtarmak için savaşıyorsun bu gece!
Orijinal şarkı sözleri
Night creatures call
And the dead start to walk in their masquerade
There's no escaping the jaws of the alien this time
(They're open wide)
This is the end of your life, ooh
Türkçe çeviri
Gece yaratıkları sesleniyor,
Ölüler de korkunç maskeli balolarına katılmak için yürümeye başlıyor.
Bu kez o insanlık dışı yaratığın
Ardına kadar açılmış çenesinden kurtuluş yok!
İşte hayatının sonu geldi! Ooh!
Orijinal şarkı sözleri
They're out to get you
There's demons closing in on every side (Ooh)
They will possess you
Unless you change that number on your dial
Now is the time
For you and I to cuddle close together, yeah
All through the night
I'll save you from the terror on the screen
I'll make you see
Türkçe çeviri
Peşindeler, seni ele geçirmek istiyorlar!
İblisler dört bir yanını sarıyor! (Ooh!)
Televizyonun kanalını değiştirmezsen
Seni de ele geçirecekler!
İşte şimdi tam zamanı,
Gel de birbirimize sımsıkı sarılalım, yeah!
Bütün gece boyunca
Ekrandaki o dehşetten seni koruyacağım.
Ve sana göstereceğim...
Orijinal şarkı sözleri
That this is thriller, thriller night
'Cause I can thrill you more
Than any ghoul would ever dare try
Thriller (Ooh), thriller night
So let me hold you tight
And share a killer, thriller, chiller
Thriller, here tonight
'Cause this is thriller, thriller night
Girl, I can thrill you more
Than any ghoul would ever dare try
Thriller (Ooh), thriller night
So let me hold you tight
And share a killer, thriller (Ow)
Türkçe çeviri
İşte bu gece dehşet gecesi!
Çünkü seni herhangi bir hortlağın
Hayal bile edemeyeceği kadar heyecanlandırabilirim!
Dehşet! (Ooh!) Dehşet gecesi!
O yüzden bırak da sımsıkı sarılayım sana,
Bu gece birlikte ölümcül, ürpertici, tüyler diken diken eden
Bir macera yaşayalım!
Çünkü bu gece dehşet gecesi!
Güzelim, seni herhangi bir hortlağın
Hayal bile edemeyeceği kadar heyecanlandırabilirim!
Dehşet! (Ooh!) Dehşet gecesi!
O yüzden bırak da sımsıkı sarılayım sana,
Bu ölümcül korku macerasını birlikte yaşayalım! (Ow!)
Orijinal şarkı sözleri
I'm gonna thrill you tonight
Darkness falls across the land
The midnight hour is close at hand
Creatures crawl in search of blood
To terrorize y'all's neighborhood (I'm gonna thrill you tonight)
And whosoever shall be found
Without the soul for getting down
Must stand and face the hounds of hell
And rot inside a corpse's shell
I'm gonna thrill you tonight
Thriller, ooh, babe (Thriller)
I'm gonna thrill you tonight (Thriller night)
Thriller, oh, darling (Oh, baby)
I'm gonna thrill you tonight (Thriller)
Ooh, babe (Thriller night)
I'm gonna thrill you tonight (Thriller)
Oh, darling (Oh, baby)
Thriller night, babe (Thriller night, babe)
Ooh
The foulest stench is in the air
The funk of forty thousand years (Thriller night, thriller)
And grisly ghouls from every tomb
Are closing in to seal your doom
And though you fight to stay alive
Your body starts to shiver (I'm gonna thrill you tonight)
For no mere mortal can resist
The evil of the thriller
Türkçe çeviri
[Michael Jackson]
Bu gece seni heyecandan titreteceğim!
[Vincent Price]
Karanlık çöker yeryüzünün üstüne,
Gece yarısı artık kapıdadır.
Kana susamış yaratıklar sürünerek ortaya çıkar,
Mahallenizin dört bir yanına dehşet saçmak için!
[Michael Jackson]
Bu gece seni heyecandan titreteceğim!
[Vincent Price]
Ve her kim çıkarsa karşılarına,
İçinde dans edecek ruhu taşımayan,
Cehennemin tazılarıyla yüzleşmek zorunda kalacak,
Bir cesedin çürüyen bedeninde çürüyüp gidecek!
[Michael Jackson]
Bu gece seni heyecandan titreteceğim!
Dehşet, ooh, bebeğim! (Dehşet!)
Bu gece seni heyecandan titreteceğim! (Dehşet gecesi!)
Dehşet, ah, sevgilim! (Ah, bebeğim!)
Bu gece seni heyecandan titreteceğim! (Dehşet!)
Ooh, bebeğim! (Dehşet gecesi!)
Bu gece seni heyecandan titreteceğim! (Dehşet!)
Ah, sevgilim! (Ah, bebeğim!)
Dehşet gecesi, bebeğim!
Ooh!
[Vincent Price]
Havayı iğrenç bir leş kokusu kaplamış,
Kırk bin yıllık çürümenin ağır, pis kokusu!
Her mezardan çıkan korkunç hortlaklar,
Kaderini mühürlemek için etrafını sarıyor!
Hayatta kalmak için ne kadar dirensen de,
Bedenin titremeye başlıyor!
[Michael Jackson]
Bu gece seni heyecandan titreteceğim!
[Vincent Price]
Çünkü hiçbir ölümlü dayanamaz,
Thriller'ın o uğursuz dehşetine!
Çeviri ve notlar
dehşet gecesi
“Thriller” — Şarkının adı neden yalnızca “Dehşet” değil? Thriller, İngilizcede gerilim veya heyecan yaratan film, roman ya da hikâye türünü anlatıyor. Korku filmi (horror) ile gerilim (thriller) her zaman aynı şey değil. Ancak Michael Jackson'ın şarkısında ikisi özellikle iç içe geçiyor. Daha önemlisi, İngilizcede thrill fiili yalnızca korkutmak anlamına gelmiyor. Birini heyecanlandırmak, coşturmak veya heyecandan ürpertmek anlamında da kullanılabiliyor. Bu yüzden şarkının adı üç çağrışım taşıyor: - Korku ve gerilim dolu bir gece. - Kalbi hızlandıran, tüyleri diken diken eden heyecan. - Birini romantik veya fiziksel olarak heyecanlandırmak. Ana çeviride thriller night için “dehşet gecesi” ifadesini kullandım. Ancak şarkının adı Thriller olarak kalmalı. Çünkü Türkçede hem korku hem heyecan hem de romantik çekimi karşılayan tek bir sözcük yok.
uğursuz bir şey pusuda
“Something evil's lurking in the dark” — Karanlıkta pusuda bekleyen kötülük Lurk, saklanmak veya fark edilmeden beklemek anlamında. Ancak sıradan bir gizlenmeden biraz farklı. Genellikle kötü niyetli ya da tehlikeli bir şeyin fırsat kollamasını çağrıştırıyor. Something evil ise kötücül, uğursuz bir şey demek. Michael neyin saklandığını hemen açıklamıyor. Bu bilinmezlik şarkının gerilimini artırıyor. “Karanlığın içinde uğursuz bir şey pusuda bekliyor.” Burada yaratığın adını erkenden vermemek önemli. Çünkü ilk sahnenin bütün etkisi, tehlikenin henüz görünmemesinden kaynaklanıyor.
sesin daha ağzından çıkmadan
“Terror takes the sound before you make it” Bence şarkının en sinematik satırlarından biri. Doğrudan anlamı, dehşetin daha ses çıkmadan o sesi alıp götürmesi. Michael burada korkuyu neredeyse canlı bir varlık gibi anlatıyor. Korku yalnızca kişiyi ürkütmüyor; çığlık atma yeteneğini bile elinden alıyor. “Ama dehşet, sesin daha ağzından çıkmadan onu boğuyor.” Bu nedenle “Korkudan bağıramıyorsun” demek istemedim. Çünkü orijinalde çok daha güçlü bir görüntü var: Korkunun bizzat sesi çalması.
Dehşetin ta kendisi
“Horror looks you right between the eyes” Look someone right between the eyes, birinin yüzüne, doğrudan gözlerinin arasına bakmayı anlatıyor. Burada horror yani dehşet, gözleri olan bir varlık gibi kişileştiriliyor. “Dehşetin ta kendisi gözlerinin içine dikilmiş bakıyor.” Bu çeviride sözcüğü mecazi anlamıyla korudum. Kişi artık yalnızca korkunç bir şey görmüyor. Korkunç olan şey de ona bakıyor. Dolayısıyla tehdit karşılıklı bir yüzleşmeye dönüşüyor.
Ölümcül bir korku filminin
“You're fighting for your life inside a killer thriller” Bu ifade oldukça eğlenceli bir kelime oyunu. Killer, gerçek anlamıyla katil veya ölümcül demek. Ancak Amerikan argosunda çok iyi, olağanüstü, müthiş anlamlarında da kullanılabiliyor. Killer thriller bu nedenle hem “ölümcül korku filmi” hem de “müthiş gerilim hikâyesi” gibi duyulabiliyor. Üstelik sözcüklerin kafiyesi de önemli. “Ölümcül bir korku filminin tam ortasında, canını kurtarmak için savaşıyorsun.” Bunu özellikle bir korku filminin içinde bulunmak gibi çevirdim. Çünkü şarkının ilerleyen bölümünde ekrandaki dehşetten söz edilmesi, anlatılan olayların film izleme deneyimiyle ilişkili olduğunu gösteriyor.
Kırk gözlü
“The thing with forty eyes” — Kırk gözlü yaratık ne? Bu satırda çok ilginç bir ayrıntı var. The thing, ismi bilinmeyen korkunç bir yaratık için kullanılabiliyor. Forty eyes ise tam kırk göz demek. Ancak sözlerde bu yaratığın hangi tür canavar olduğu söylenmiyor. Kırk göz imgesi, etrafındaki her şeyi görebilen, kaçış bırakmayan veya grotesk görünümlü bir yaratığı düşündürüyor. “Kırk gözlü o yaratığın karşısında ikinci bir şansın yok.” Burada belirli bir mitolojik yaratık adı eklemedim. Ayrıca kırk sayısını “sayısız göz” diye değiştirmedim; çünkü özgün sözdeki abartılı ve tuhaf görüntü önemli. Bu yaratığın belirli bir korku filminden alındığına ilişkin güvenilir bir açıklama bulamadım. Dolayısıyla bunu kesin bir film göndermesi olarak sunmak doğru olmaz.
Güneşi bir daha
“Wonder if you'll ever see the sun” — Güneşi bir daha görebilecek misin? Bu sözün iki anlamı var. İlki çok doğrudan: Gece hayatta kalıp sabaha ulaşabilecek mi? İkincisi ise daha karanlık: Hayatta kalabilecek mi? Çünkü “Güneşi bir daha görmek”, İngilizcede ve Türkçede yaşamaya devam etmek için de kullanılabiliyor. “Güneşi bir daha görebilecek misin diye düşünüyorsun.” Burada “Sabahı görebilecek miyim?” alternatifi de oldukça doğal. Hatta korku filmi atmosferi açısından daha sert bir Türkçeleştirme istenirse: “Acaba sağ çıkıp gün yüzü görebilecek misin?” denebilir. Ama ana çeviride güneş imgesini korudum.
maskeli balolarına
“The dead start to walk in their masquerade” — Ölülerin maskeli balosu Masquerade, maskeli balo veya kostümlü eğlence anlamına geliyor. Ancak kimi bağlamlarda birinin gerçek kimliğini gizlemesini de anlatabiliyor. Burada ölülerin yürümeye başlaması klasik zombi filmlerini çağrıştırıyor. Ama Michael bunu yalnızca bir zombi saldırısı gibi anlatmıyor. Ölüler sanki bir maskeli baloya katılıyor. “Ölüler de korkunç maskeli balolarına katılmak için yürümeye başlıyor.” Bu ifadede ölüm ile eğlence aynı anda bulunuyor. Bence tam da Thrillerın dünyasına yakışıyor. Çünkü şarkıda canavarlar korkutmakla kalmıyor, dans da ediyor.
insanlık dışı yaratığın
“The jaws of the alien” — Uzaylı mı, yabancı yaratık mı? Alien sözcüğü günümüzde çoğunlukla uzaylı anlamında biliniyor. Ancak İngilizcede yabancı, tanınmayan, insana ait olmayan veya alışılmadık bir varlık anlamlarında da kullanılabiliyor. Şarkıdaki bağlamda the alien, korkutucu ve insan dışı bir yaratığı çağrıştırıyor. “O insanlık dışı yaratığın ardına kadar açılmış çenesi.” Bu tercihin sebebi, sözlerde yaratığın uzaydan geldiğinin söylenmemesi. Doğrudan “uzaylının ağzı” deseydik anlatıyı gereksiz yere bilimkurgu yönüne taşımış olurduk. Burada jaws kelimesi de önemli. Sıradan ağızdan ziyade ısırmaya hazır güçlü çeneler düşünülüyor.
Televizyonun kanalını
“Unless you change that number on your dial” — Telefon numarası değil, televizyon kanalı! Bu satır, şarkının hikâyesini anlamak açısından çok önemli. Dial, eski elektronik cihazlarda bulunan çevirmeli düğme veya kadran demek. 1980'lerde televizyon kanallarını değiştirmek için de kullanılıyordu. Change that number on your dial bu nedenle televizyonun kanalını değiştirmek anlamında okunabiliyor. “Televizyonun kanalını değiştirmezsen seni de ele geçirecekler!” Bu satırda büyük bir ters köşe var. Çünkü dinleyici başından beri gerçek canavarlar tarafından kovalanan bir karakterin hikâyesini dinlediğini sanıyor. Ama burada televizyonun kanalını değiştirmekten söz edilince bütün bunların ekrandaki bir korku filmiyle bağlantılı olduğu anlaşılıyor. Üstelik hemen ardından Michael, sevgilisini ekrandaki korkudan koruyacağını söylüyor. Bu nedenle dial sözcüğünü telefon numarası olarak çevirmek, şarkının önemli bir anlatı ayrıntısını kaybettirirdi.
Gel de birbirimize
“Now is the time for you and I to cuddle close together” Cuddle, birine şefkatle ve yakın biçimde sarılmak, sokulmak anlamına geliyor. Bu yalnızca sıradan bir kucaklaşma değil; rahatlık, güven ve fiziksel yakınlık duygusu da içeriyor. “İşte şimdi tam zamanı, gel de birbirimize sımsıkı sarılalım!” Bence burada Michael'ın karakterinin gerçek amacı daha açık hâle geliyor. Korku filmi, sevgilisine yaklaşabilmek için mükemmel bir fırsata dönüşüyor. Yani şu mesaj ortaya çıkıyor: “Korktuysan bana sokul, ben seni korurum.” Bu yüzden şarkının üçüncü bölümü, ilk iki bölümdeki korku anlatısını bir flört sahnesine dönüştürüyor.
Ekrandaki o dehşetten
“I'll save you from the terror on the screen” Bu satır, bir önceki televizyon göndermesini kesinleştiriyor. On the screen, ekranda demek. Yani Michael sevgilisini gerçek hayattaki bir canavardan kurtarmayı değil, ekrandaki korkunç görüntülerden korumayı teklif ediyor. “Bütün gece boyunca ekrandaki o dehşetten seni koruyacağım.” Burada şarkının aslında korku filmi izleyen iki kişinin yaşadığı deneyimi de anlattığı belirginleşiyor. Michael hem korkuyu anlatan kişi hem de o korkudan korunmak için sarılınacak kişi rolünde.
heyecanlandırabilirim
“I can thrill you more than any ghoul would ever dare try” İşte şarkının en önemli romantik kelime oyunu! Ghoul, hortlak, mezarlıklarla veya ölülerle ilişkilendirilen korkunç yaratık anlamında. Thrill ise hem korkutucu bir heyecan yaşatmak hem de birini coşturmak, heyecanlandırmak demek. Michael şöyle bir karşılaştırma yapıyor: Korku filmindeki canavarlar seni dehşete düşürebilir. Ama ben seni onlardan çok daha fazla heyecanlandırabilirim. Burada romantik ve fiziksel çekim çağrışımı oldukça güçlü. Bu yüzden: “Seni herhangi bir hortlağın hayal bile edemeyeceği kadar heyecanlandırabilirim!” dedim. Daha flörtöz bir alternatif: “Hiçbir hortlak sana benim yaşatacağım heyecanı yaşatamaz, güzelim!” Bu ikinci seçenek, şarkının baştan çıkarıcı tarafını daha açık hissettiriyor. Ama özgün sözlerde doğrudan belirli bir cinsel eylem anlatılmadığından gereğinden fazla ileri gitmek istemedim.
ölümcül, ürpertici
“Killer, thriller, chiller” — Ses oyunları Burada Rod Temperton anlam kadar sesle de oynuyor. Killer, ölümcül veya müthiş. Thriller, gerilim ve heyecan yaratan hikâye. Chiller ise insanı ürperten korku hikâyesi veya film için kullanılabiliyor. Bu sözcüklerin aynı seslerle bitmesi, nakaratı daha ritmik ve akılda kalıcı kılıyor. Türkçede birebir kafiyeli karşılıklarını bulmak zor. Bu nedenle: “Ölümcül, ürpertici, tüyler diken diken eden bir macera.” şeklinde çevirdim. Bu, kelimelerin bütün ses oyunlarını koruyamıyor ama birbirini güçlendiren korku ve heyecan ifadelerini taşıyor. Yayımlanmış bazı söz dökümlerinde bu bölümde diller kelimesi de bulunuyor. Killer-diller eski Amerikan argosunda “çok etkileyici, müthiş” gibi anlamlar da çağrıştırabiliyor. Bu yüzden burada yalnızca korku değil, eğlenceli bir abartı da bulunuyor.
Karanlık çöker
“Darkness falls across the land / The midnight hour is close at hand” Bu iki satırda eski İngiliz korku edebiyatına özgü bir anlatım var. Darkness falls, karanlığın çökmesi. Across the land, bütün ülkeye veya yeryüzüne yayılması. Close at hand, çok yaklaşmış, kapıda olmak. “Karanlık çöker yeryüzünün üstüne, gece yarısı artık kapıdadır.” Burada gündelik “Gece oluyor, saat on ikiye yaklaşıyor” demek bütün gotik atmosferi kaybettirirdi. Özellikle “çöker” ve “kapıdadır” sözcükleri Türkçede de yaklaşan bir felaket hissi yaratıyor.
dans edecek ruhu
“Without the soul for getting down” — Ruhsuz olmak mı, dans edememek mi? Bence şarkının en zekice çift anlamlarından biri bu! 😭 Soul, ruh demek. Ancak aynı zamanda soul müzik türünü ve müziği içtenlikle hissetme yeteneğini de çağrıştırıyor. Get down ise gündelik İngilizcede dans etmek, müziğe kendini kaptırmak veya coşkuyla eğlenmek anlamına gelebiliyor. Dolayısıyla sözün iki farklı anlamı var. İlk okuma, gotik korku bağlamında: “İçinde ruh bulunmayan kişiler.” İkinci okuma, funk ve dans bağlamında: “Dans edecek ruhu, ritim duygusu olmayan kişiler.” Bu yüzden: “İçinde dans edecek ruhu taşımayan...” şeklinde çevirdim. Böylece hem ruh hem de dans göndermesi korunuyor. Burası önemli çünkü şarkıdaki lanet yalnızca korku filmiyle ilgili değil; dans edemeyenlerin cezalandırıldığı eğlenceli, abartılı bir korku hikâyesi gibi de okunabiliyor.
Cehennemin tazılarıyla
“The hounds of hell” — Cehennemin tazıları Hound, av köpeği veya iz sürmek için kullanılan köpek demek. Hounds of hell ise cehennemden gelen korkunç köpekler anlamına geliyor. Bu ifade Batı folklorunda ve gotik korku hikâyelerinde karşılaşılan cehennem köpeği imgelerini çağrıştırıyor. “Cehennemin tazılarıyla yüzleşmek zorunda kalacak.” Burada belirli bir mitolojik varlığı kesin olarak kastettiğini söylemek doğru olmaz. Örneğin Yunan mitolojisindeki Kerberos ile benzerlik kurulabilir; ancak şarkıda onun adı geçmiyor. Bu nedenle özgün ifadedeki çoğul ve tehditkâr görüntüyü korudum.
Bir cesedin
“Rot inside a corpse's shell” — Bir cesedin içinde çürümek Rot, çürümek. Corpse, ceset. Shell ise kabuk veya bir şeyin dış gövdesi. Buradaki fikir, kişinin ruhunu veya insanlığını kaybedip yalnızca çürüyen bedensel bir kabuğa dönüşmesi. “Bir cesedin çürüyen bedeninde çürüyüp gidecek!” Bu oldukça karanlık bir imge. Zombi filmlerindeki yaşayan ölü düşüncesiyle de uyumlu. Ancak shell sözcüğünün özellikle bedenin içi boşalmış bir kabuk gibi sunulması anlamını taşıdığını bilmek önemli.
Kırk bin yıllık
“The funk of forty thousand years” — Funk mı, pis koku mu? Bu, şarkının en iyi kelime oyunlarından biri. Funk sözcüğü iki farklı anlama gelebiliyor. Birincisi, kötü, ağır veya keskin koku. İkincisi ise Michael Jackson'ın müziğinin de güçlü biçimde ilişkilendirildiği funk müzik türü. Vincent Price burada kırk bin yıllık çürümenin pis kokusunu anlatıyor. Ancak şarkının funk ve disko altyapısı düşünüldüğünde sözcük ikinci bir müzikal çağrışım da yaratıyor. “Kırk bin yıllık çürümenin ağır, pis kokusu!” Düz anlamı çevirdim çünkü korku şiirinin bağlamı bunu gerektiriyor. Ama funk kelimesinin müzik türünü de çağrıştırması Türkçede kaçınılmaz olarak kayboluyor. Bu nedenle çeviri notunda özellikle açıklanması gereken satırlardan biri. Buradaki kırk bin sayısının belirli bir tarihsel dönemi temsil ettiği doğrulanmış değil. Daha çok eski, ölçüsüz ve korkunç bir çürüme fikrini büyütüyor.
korkunç hortlaklar
“Grisly ghouls / Seal your doom” Grisly, dehşet verici, kan dondurucu veya korkunç demek. Ghoul, hortlak veya mezarlıklarla ilişkilendirilen korku yaratığı. Seal your doom ise birinin felaketini ya da kaçınılmaz sonunu kesinleştirmek anlamında kullanılan bir ifade. Bu yüzden: “Her mezardan çıkan korkunç hortlaklar, kaderini mühürlemek için etrafını sarıyor!” Burada seal sözcüğünü özellikle “mühürlemek” olarak korudum. Çünkü gotik şiirin resmî ve uğursuz anlatımına çok iyi uyuyor. “İşini bitirmek için geliyorlar” daha günlük bir çeviri olurdu ama Price'ın teatral diline yakışmazdı.
hiçbir ölümlü
“No mere mortal can resist” Mortal, ölümlü insan demek. Mere ise burada yalnızca, sıradan, güçsüz gibi küçültücü bir vurgu oluşturuyor. Yani sıradan bir insanın bu kötülüğe dayanamayacağı söyleniyor. “Çünkü hiçbir ölümlü dayanamaz...” Bu kısa ifade, şiirin sonundaki tehdidi büyütüyor. Sanki anlatılan güç insani sınırların tamamen dışında. Bu nedenle “Kimse dayanamaz” demek yerine “hiçbir ölümlü” ifadesini korumak önemli.
Şarkı ne anlatıyor?
Thriller, gece yarısında ortaya çıkan yaratıklarla korku filmi atmosferi kuruyor. Anlatıcı daha sonra ekrandaki dehşetten sevdiği kişiyi korumayı ve ona sarılmayı teklif ediyor. Böylece korkunun verdiği ürpertiyle romantik heyecan iç içe geçiyor; Vincent Price bölümü de bu dünyayı gotik bir korku anlatısıyla tamamlıyor.
Sık sorulan sorular
Thriller ne demek?
Gerilim ve heyecan yaratan film, roman veya hikâye türünü anlatır. Şarkıda korku gecesini çağrıştırırken “thrill” fiilinin romantik olarak heyecanlandırma anlamıyla da oynanıyor.
Thriller içindeki kanal değiştirme sözü ne anlatıyor?
Buradaki “dial”, televizyonun kanal düğmesine işaret ediyor. Ekrandaki korkudan korunma ve birbirine sarılma sözleriyle birlikte, korku anlatısının romantik bir yakınlaşmaya dönüştüğü noktayı oluşturuyor.
Thriller çevirisindeki kırk gözlü yaratık belirli bir karakter mi?
Sözler bu yaratığı belirli bir film karakteri olarak tanımlamıyor. Çeviri notunda onu kesin bir kültürel referans gibi sunmak yerine, korkuyu büyüten fantastik bir imge olarak ele alıyoruz.