Şarkı sözleri ve Türkçe çeviri

V12

LISA – V12 sözleri ve Türkçe çevirisi. EP: PRESS PLAY (2026). Orijinal sözleri ve çeviri notlarını oku.

LISA — V12 kapak görseli

Sanatçı: LISA · Yayın: PRESS PLAY

Şarkı Bilgisi

Çevirmen: Melike Erke

Yayın tarihi:

LISA — V12 · YouTube’da aç

LISA — V12 · Spotify’da dinle

Şarkı sözleri ve Türkçe çeviri

Orijinal şarkı sözleri

(Incoming)

Türkçe çeviri

(Incoming — Geliyor!)

Orijinal şarkı sözleri

V12, V12
They don't make 'em like this no more
Devil in the details
V12, couldn't cop this at retail
V12, slide, we don't wait till the heat settle
V12

Türkçe çeviri

V12, V12!
Artık benim gibisini üretmiyorlar!
Şeytan ayrıntıda gizli!
V12, böylesini mağazadan parayla bile alamazsın!
V12, bas gaza; ortalık yatışsın diye beklemeyiz!
V12!

Orijinal şarkı sözleri

Aight
Still that one, still ain't done
Let's play dress-up
Stilettos, killah mode
Eco pressure
Push, push, push, tuh
Pull up, weight up, what the fye?
Bitch so cold, keep the heat close
Nothin' but net with the free throws
The hand out, feel like mosquito
Patience running, muy poquito
Push, push, push, tuh
Pull up
Switch my flow on a beat like I switch my mood up
Wish you woulda pulled up sooner
COD me, first-pers' shooter

Türkçe çeviri

Pekâlâ!
Hâlâ bir numarayım, daha işim bitmedi!
Hadi biraz giyinip kuşanalım!
Stilettolar ayağımda, ölümcül moddayım!
Çevre baskısı da cabası!
Bas, bas, bas, tss!
Yanaş, ağırlığını koy! Bu nasıl bir ateş böyle?
Bu kaltak buz gibi, ateşi hep elinin altında!
Serbest atışlarımda çemberi bile görmem, direkt file!
Herkes el açmış, sivrisinek gibi başımda vızıldıyor!
Sabrım tükeniyor, pek az kaldı!
Bas, bas, bas, tss!
Yanaş bakalım!
Ruh hâlimi değiştirdiğim gibi beat'in üstünde flow'umu da değiştiririm!
Keşke karşıma daha erken çıksaydın!
Call of Duty'deymişim gibi, birinci şahıstan ateş ederim!

Orijinal şarkı sözleri

V12, V12 (Ah)
They don't make 'em like this no more
Devil in the details
V12, couldn't cop this at retail (Ah)
V12, slide, we don't wait till the heat settle
V12

Türkçe çeviri

V12, V12! (Ah!)
Artık benim gibisini üretmiyorlar!
Şeytan ayrıntıda gizli!
V12, böylesini mağazadan parayla bile alamazsın! (Ah!)
V12, bas gaza; ortalık yatışsın diye beklemeyiz!
V12!

Orijinal şarkı sözleri

Got that, body on tap
Burnin' through gas like a ten-car garage (Ooh)
Hittin' that lap
See me, no, you didn't, I'm a Nascar, Ferar' (Ooh)
You should be impressed (Oh, wow)
I got what you want (Yeah, yeah)
My accessories and accoutrements
Shoot first, then I ask questions
Who is your mans? Get the fuck out my mentions (Bye)
Re-re-revvin' that engine
I'ma do me, I don't chase perfection (Oh, me)
Go long, go yard, go big, go get it, that part (Yeah)
Tinted windows, rims spinnin', bass hittin', middle finger to 'em all
Yeah, I'm that

Türkçe çeviri

İşte bu, vücudum taş gibi; her an hazır!
On arabalık bir garaj dolusu benzin tüketir gibi yakıyorum yakıtı! (Ooh!)
Pistte turları atıyorum!
Beni gördüğünü mü sandın? Nah gördün! NASCAR hızında bir Ferrari'yim! (Ooh!)
Etkilenmiş olman lazım! (Vay canına!)
İstediğin ne varsa bende! (Evet, evet!)
Takılarım, aksesuarlarım, bütün o ihtişamım!
Önce sıkarım, soruları sonra sorarım!
Senin şu herif de kim? Siktir git mention'larımdan! (Bay bay!)
Motoru bağırtıyorum, vın vın vın!
Ben bildiğimi okurum, kusursuzluğun peşinde koşmam! (Ah, ben!)
Uzağa vur, saha dışına gönder, büyük oyna, git al istediğini; olay bu! (Evet!)
Filmli camlar, dönen jantlar, gümbür gümbür baslar; hepsine orta parmak!
Evet, o benim!

Orijinal şarkı sözleri

V12, V12 (Ah)
They don't make 'em like this no more
Devil in the details
V12, couldn't cop this at retail (Ah)
V12, slide, we don't wait till the heat settle
V12 (Ah)

Türkçe çeviri

V12, V12! (Ah!)
Artık benim gibisini üretmiyorlar!
Şeytan ayrıntıda gizli!
V12, böylesini mağazadan parayla bile alamazsın! (Ah!)
V12, bas gaza; ortalık yatışsın diye beklemeyiz!
V12! (Ah!)

Orijinal şarkı sözleri

They don't make 'em like this no more (Ah-ooh)
Push the pedal to the floor (Ah-ooh)
They don't make 'em like this no more (Ah-ooh)
They don't make 'em like this (Ah)
They don't make 'em like this, tuh
Push, push, push, tuh (Ah-ooh)
(Ah-ooh)
Push, push, push, tuh (Ah-ooh)
Aight

Türkçe çeviri

Artık benim gibisini üretmiyorlar! (Ah-ooh!)
Gazı kökle, sonuna kadar bas! (Ah-ooh!)
Artık benim gibisini üretmiyorlar! (Ah-ooh!)
Artık böylesini üretmiyorlar! (Ah!)
Artık böylesini üretmiyorlar, tss!
Bas, bas, bas, tss! (Ah-ooh!)
(Ah-ooh!)
Bas, bas, bas, tss! (Ah-ooh!)
Pekâlâ!

Çeviri ve notlar

V12, V12

“V12”: Silindirleri V biçiminde iki sıra hâlinde yerleştirilmiş 12 silindirli bir motor türü. Ferrari’nin bazı yüksek performanslı otomobillerinde kullanılıyor. Şarkıda LISA kendisini böyle bir motora benzetiyor: güçlü, nadir, gösterişli ve sıradan insanların kolay kolay sahip olamayacağı türden. “Artık benim gibisini üretmiyorlar” hem otomobilden hem de kendisinden söz etmesini koruyor. Yalnızca “Böyle arabalar artık yapılmıyor” denmesi bu övünmeyi kaybettirirdi.

Şeytan ayrıntıda gizli

“Devil in the details”: Deyimin Türkçede yerleşik karşılığı “Şeytan ayrıntıda gizli.” Burada otomobilin ince mühendislik detaylarıyla anlatıcının görünüşüne, performansına ve stiline verdiği özeni aynı anda çağrıştırabilir. Kendisini farklı kılan küçük ayrıntılar fikri, sözlere dayalı yorumdur.

böylesini mağazadan parayla bile alamazsın

“Couldn’t cop this at retail”: Cop, Amerikan rap argosunda bir şeyi satın almak veya elde etmek anlamına gelebiliyor. Retail normal perakende satış kanalı ya da fiyatı. İfade, sınırlı üretim spor ayakkabılar gibi normal mağazadan temin edilemeyen nadir ürünleri düşündürüyor. “Böylesini mağazadan parayla bile alamazsın” tercihi, “Ben seri üretim değilim, gidip raftan alamazsın” övünmesini taşıyor.

ortalık yatışsın diye beklemeyiz

“Slide, we don’t wait till the heat settle”: Slide argoda arabayla bir yere gitmek veya çıkıp gelmek; bazı rap bağlamlarında saldırmak için harekete geçmek anlamına gelebilir. Heat hararet, gerilim, tehlike veya polis baskısı gibi anlamlar taşıyabilir. Otomobil temasıyla “bas gaza” örtüşüyor; “ortalık yatışsın diye beklemeyiz” gerilimden kaçmama tavrını koruyor. Sözü yalnızca motorun soğuması olarak okumak anlamını daraltır.

Çevre baskısı da cabası

“Stilettos, killah mode / Eco pressure”: Killah, killer kelimesinin rap dilindeki yazımı; acımasız, aşırı iyi veya öldürücü derecede etkileyici olma anlamlarını da taşıyabilir. Eco pressure, yüksek yakıt tüketen V12 motorlarla çevresel baskı arasında karşıtlık olarak okunabilir. Yakıt tasarrufuyla ilişkili lastik basıncı terimini çağrıştırdığı da düşünülebilir; fakat şarkının özellikle bu teknik kullanımı kastettiği doğrulanmış değil. “Çevre baskısı da cabası” mevcut sözlerin bağlamına dayanan bir çeviri tercihi, kesinleşmiş sanatçı açıklaması değil.

Bu nasıl bir ateş böyle

“What the fye?”: Fye, fire kelimesinin argo telaffuzunu yansıtan bir yazım; “müthiş, acayip iyi, ateş ediyor” gibi övgü anlamları taşıyabiliyor. “Bu nasıl bir ateş böyle?” hem şaşkınlığı hem ateş metaforunu koruyor. Aynı satırdaki weight up açık ve standart bir kalıp değil. “Ağırlığını koy” yorumu seçildi; özgün sözün farklı bir anlamı olması mümkün.

Bu kaltak buz gibi

“Bitch so cold, keep the heat close”: Cold; buz gibi, soğukkanlı, umursamaz. Heat; ısı ve ateşin yanında sokak argosunda silahı da ifade edebiliyor. Böylece sıcaklık zıtlığı ile tehlikeli karakter imgesi üst üste geliyor. Bitch burada anlatıcının kendisinden küstahça söz etmesinin parçası olarak okunuyor; “bu kadın” karşılığı bu tonu yumuşatırdı.

Serbest atışlarımda çemberi bile görmem

“Nothin’ but net with the free throws”: Basketbol göndermesi. Serbest atışta top çembere veya pota tahtasına değmeden doğrudan fileden geçerse nothing but net deniyor. Anlatıcı kendisini kusursuz atışlar yapan bir oyuncuyla karşılaştırıyor. Çevirideki “direkt file” vurgusu bu görüntüyü ve “Hiç hata yapmam” tavrını taşıyor.

Herkes el açmış

“The hand out, feel like mosquito”: Handout karşılıksız yardım veya para anlamında kullanılabiliyor. Buradaki the hand out yazımı, yardım isteyen uzatılmış elleri düşündürüyor. Sivrisinek benzetmesi, çevrede sürekli bir şey isteyen insanların rahatsız ediciliği şeklinde okunabilir. “Herkes el açmış, sivrisinek gibi başımda vızıldıyor” hem bu anlamı hem küçümsemeyi taşıyan bağlamsal bir çeviri tercihi.

Sabrım tükeniyor

“Patience running, muy poquito”: İspanyolca muy poquito, “çok azıcık” veya “pek az” anlamında. Önceki satırla birlikte anlatıcının sabrının neredeyse tükendiği anlaşılıyor. “Sabrım tükeniyor, pek az kaldı” Türkçede hafif tehditkâr bir hava da veriyor.

Call of Duty'deymişim gibi

“COD me, first-pers’ shooter”: COD, Call of Duty’nin yaygın kısaltması. First-person shooter, birinci şahıs nişancı oyununu anlatıyor. Çeviri hem oyunu hem doğrudan harekete geçen karakteri koruyor. “Birinci şahıs” odağın kendisinde olması fikrini de çağrıştırabilir; ancak bunun bağımsız bir kelime oyunu olduğunu doğrulayan sanatçı açıklaması yok.

vücudum taş gibi; her an hazır

“Body on tap”: On tap bir şeyin istenildiği anda hazır veya kullanılabilir olması. Body on tap bağlamda bedenini ve görünüşünü sergileyen, kendine güvenen bir ifade olarak okunuyor. “Vücudum taş gibi; her an hazır” hem fiziksel özgüveni hem performansa hazır olmayı taşıyan çeviri tercihi. “Vücudum emrinde” başka birinin hizmetine hazır olma anlamını gereksiz biçimde öne çıkarırdı.

NASCAR hızında bir Ferrari

“See me, no, you didn’t, I’m a Nascar, Ferar’”: NASCAR Amerikan otomobil yarışlarıyla, Ferar’ ise Ferrari markasıyla ilişkili. İki isim yüksek hız ve prestij imgesi oluşturuyor. “Beni gördüğünü mü sandın? Nah gördün!” çok hızlı olduğu için kimsenin kendisini doğru dürüst göremediği havasını ve küçümseyici tonu korumak için seçildi.

Takılarım, aksesuarlarım

“My accessories and accoutrements”: İki sözcük de bir görünüşü tamamlayan eşyaları çağrıştırıyor; accoutrements daha resmî, gösterişli veya esprili bir kelime. Cambridge sözlüğü belirli bir faaliyet ya da yaşam tarzıyla ilgili donanımlar olarak açıklıyor. “Takılarım, aksesuarlarım, bütün o ihtişamım” sıralamanın gösterişçi etkisini koruyor.

Önce sıkarım

“Shoot first, then I ask questions”: Yerleşik “önce ateş et, soruları sonra sor” tavrı. Sonuçlarından çekinmeden, gerektiğinde saldırgan davranan bir karakter çiziliyor. “Önce sıkarım, soruları sonra sorarım” silah imgesini ve sertliği koruyor; “Önce harekete geçerim” bu imgeyi silerdi. Söz, sanatsal karakter anlatımıdır.

Siktir git mention'larımdan

“Who is your mans? Get the fuck out my mentions”: Your mans sevgili, arkadaş veya ilişkili başka bir erkek olabilir; tam olarak kimi kastettiği belli değil. Mentions sosyal medyada birinden söz etmek veya onu etiketlemek. Satır sosyal medya kavgası ve kovma tavrı taşıyor. Çeviride internet diliyle doğrudan küfür korunuyor; belirli bir gerçek kişiye yönelik doğrulanmış mesaj olarak okunmamalı.

Ben bildiğimi okurum

“I’ma do me, I don’t chase perfection”: Do me, “Kendi bildiğim gibi yaşarım, kendim olurum.” Kusursuz olmaya çalışmaktan çok kendi tarzını ve tercihlerini önemseme vurgusu var. “Ben bildiğimi okurum, kusursuzluğun peşinde koşmam” bu tavrı doğal Türkçeyle veriyor ve şarkıdaki böbürlenmeyle küçük bir karşıtlık kuruyor.

Uzağa vur, saha dışına gönder

“Go long, go yard, go big, go get it”: Go long Amerikan futbolunda uzun pas veya koşu çağrışımı; go yard beyzbolda topu saha dışına göndererek home run yapma ifadesi. Go big ve go get it büyük hedefler belirlemeyi ve istediğini almak için harekete geçmeyi anlatıyor. Çeviride spor göndermeleriyle motivasyon art arda korunuyor.

Filmli camlar

“Tinted windows, rims spinnin’, bass hittin’, middle finger to ’em all”: Cam filmleri, dönen jantlar ve güçlü bas sesleri gösterişli otomobil kültürünü kuruyor. Sonundaki orta parmak hareketi de bu meydan okumayı tamamlıyor. “Hepsine orta parmak” açık ve küstah tonu yumuşatmadan aktarıyor.

Gazı kökle

“Push the pedal to the floor”: Gaz pedalını sonuna kadar basmak. “Gazı kökle” Türkçede aynı hissi veriyor. Otomobilin hızlanmasının yanında kendini tutmamak ve sonuna kadar gitmek de çağrışımlar arasında.