Albüm rehberi

LISA bu EP'de bir aksiyon filmi çekmiş: PRESS PLAY'i satır satır açtık

SaWaDiKa'dan Sweat'e altı şarkı, tek bir karakter: kendinden çok emin, biraz tehlikeli, fazlasıyla eğlenceli bir LISA. En sevdiğimiz satırları ve arkasındaki göndermeleri anlattık.

LISA — PRESS PLAY EP kapak görseli

EP’ye kısa bir bakış

  1. PRESS PLAY, LISA'nın 23 Ekim 2026'da çıkan EP'si.
  2. Altı şarkının ortak noktası: her birinde aynı özgüvenli karakter, farklı bir sahnede.
  3. Film, araba, gece kulübü ve yoga: hepsi LISA'nın kendini anlatmak için seçtiği dünyalar.

PLAY tuşuna basınca ne oluyor?

PRESS PLAY'i ilk dinlediğimde aklımda kalan şey şu oldu: bu altı şarkı aslında altı farklı film sahnesi gibi. Birinde LISA bir aksiyon filminin yıldızı, birinde 12 silindirli bir spor araba, birinde dans pistinin ortasında. Ama karakter hep aynı: kendinden çok emin, lafını esirgemeyen ve kimseye hesap vermeyen bir LISA.

EP'nin en eğlenceli tarafı kelime oyunları. Neredeyse her şarkıda bir satır hem düz anlamıyla hem de argo anlamıyla okunabiliyor. Aşağıda her şarkıdan en sevdiğimiz satırı seçtik ve ne anlattığını açtık. Daha fazlası için her şarkının çevirisinde tek tek notlar var.

Tarantino: LISA kendi filminin hem yıldızı hem dublörü

EP'ye bu şarkıyla başlamanı öneririm, çünkü tüm havayı tek başına anlatıyor. LISA kendini bir Tarantino filminin baş karakteri gibi kuruyor ve tehlikeli sahneleri de dublöre bırakmıyor: "Death proof, baby, I do all my own stunts", yani "Ölüm bana işlemez bebeğim, tüm dublörlüğümü kendim yaparım." Death Proof burada hem Tarantino'nun film adı, hem de "ölüme dayanıklı" olma iddiası.

En sevdiğim satır ise "Mustard all on my sneakers". Düz çevirisi "spor ayakkabılarımın her yeri hardal" gibi komik duruyor. Ama hemen öncesinde Kill Bill göndermesi var ve Kill Bill denince akıllara Gelin'in o meşhur hardal sarısı ayakkabıları geliyor. Bu satır, ayakkabıya dökülmüş hardalın yanında Gelin'in sarı ayakkabılarını da çağrıştırıyor. → Tarantino Türkçe çevirisi

V12: "Beni mağazadan alamazsın"

V12, 12 silindirli bir motor tipi; Ferrari'nin en güçlü arabalarında kullanılıyor. LISA kendini böyle bir motora benzetiyor: güçlü, nadir ve herkesin sahip olamayacağı bir şey. Bunu en net anlatan satır "Couldn't cop this at retail": "Böylesini mağazadan parayla bile alamazsın." Rap argosunda cop, bir şeyi satın almak demek; sınırlı üretim bir spor ayakkabı gibi düşün.

Şarkı bir yerde araba dünyasından çıkıp basketbola, bir yerde Call of Duty'ye, bir yerde sosyal medyaya geçiyor. "Nothin' but net with the free throws" satırında topun potaya değmeden fileden geçmesini anlatıyor, yani kusursuz atış. Bu kadar hızlı konu değiştirmesi de şarkının kendisi kadar hızlı bir karakter çiziyor. → V12 Türkçe çevirisi

Cobra: Dans pistinde bir kobra

Cobra, EP'nin gece kulübü sahnesi ve nakaratı neredeyse bir komut listesi gibi. Şarkıya adını veren satır "Tequila mixed with soda / Got me movin' like a cobra": Tekila ve sodadan sonra LISA kobra gibi kıvrıla kıvrıla dans ediyor.

Bu şarkıda göndermeleri yakalamak ayrı bir keyif. "These hips don't lie" satırı doğrudan Shakira'nın Hips Don't Lie şarkısını hatırlatıyor. "Catch me outside" ise internetin en meşhur meme'lerinden birini, Danielle Bregoli'nin 2016'daki Dr. Phil programındaki sözünü çağrıştırıyor. LISA burada "Beni dışarıda bul" demiyor, daha çok "Dışarıda karşıma çık" diyor. → Cobra Türkçe çevirisi

Cut U Off: "Kendi ettin, kendin bul"

EP'nin hesaplaşma şarkısı. Cut you off, biriyle ilişkiyi kesmek demek; ama LISA "kesmek" kelimesini sonuna kadar kullanıyor: "Chop-chop, life skills, master of sashimi", yani "Kes, doğra, saşimi ustasıyım." Bir ilişkiyi bitirmeyi, balığı ince ince dilimleyen bir usta gibi anlatıyor.

Bizim favori satırımız "You got a death wish the way you poke the teddy". İngilizcede poke the bear, yani "ayıyı dürtmek" diye bir deyim var: tehlikeli birini bile bile kışkırtmak. LISA ayı yerine teddy diyor, yani oyuncak ayı. Dışarıdan tatlı görünüyor olabilir ama dürtersen pişman olursun. Bir de dikkatli dinleyenler "Look what you made me do" satırında Taylor Swift'in aynı adlı şarkısını hatırlayacak. → Cut U Off Türkçe çevirisi

Sweat: "Esnet iyice, ama germe beni"

EP'nin en zekice nakaratı bence bu: "Stretch it out, don't stress me out". Stretch esnemek, stress strese sokmak; İngilizcede birbirine çok benzeyen iki kelime. Türkçede şansımız yaver gitti, çünkü "germek" kelimesi hem vücudu germek hem de birini germek anlamına geliyor. Çeviride bu yüzden kelime oyunu korunabildi.

Şarkının tamamı bir yoga dersi gibi ilerliyor: nefes al, nefes ver, pozu değiştir, biraz daha derine in. Ama her komut aynı zamanda bir flört cümlesi. "Yoga is my antidote", yani "Yoga benim panzehrim" satırı da bu çift anlamlı oyunun en net örneği. → Sweat Türkçe çevirisi

Senin favorin hangisi?

Benim favorim şu an Sweat; nakaratı kafamdan çıkmıyor. Ama söz yazarlığı açısından Cut U Off'taki oyuncak ayı benzetmesi çok iyi. EP'yi açan ve bu dünyaya ilk adımı attıran SaWaDiKa'yı da unutmayalım. → SaWaDiKa Türkçe çevirisi

Hangi satırın sana daha çok dokunduğunu Instagram'da @acupoflyrics'e yazabilirsin.

Bu yazıdaki yorumlar şarkı sözlerine dayanıyor; sanatçının özel hayatına dair bir iddia içermiyor. Yayın bilgileri Apple Music kaydından alındı.

Kaynak kontrolü: 2026-10-26

Şimdi sözlerine dalma zamanı

Okuduğun şarkıların Türkçe çevirileri bir tık uzağında.

Kaynaklar

Pop Günlüğü'ne dön